DUYURU

14 Mayıs 2011 Yorum yapın

20 ıla 28 mayıs tarıhleri arasında yağmur yağarsa altında kalmayınız, normal yağmur olarak yağacaktır ama ıçındekı asıt oranı yuksek olduğundan ilerde cılt kanserı yapma olasılıgı %90’dır. Nasa nın açıklamasıdır.
Saygılarımla,
Kartal ÖZÇAKIR
İşletme Genel Müdür Yardımcısı TGS Yer Hizmetleri A.Ş.

EVDE YARA BAKIMI

19 Mart 2011 Yorum yapın

Bencil Bir İnsanın Hayatı

03 Mart 2011 Yorum yapın

Türk insanının en büyük özelliklerinden biridir kendi gibi diğer insanları da düşünmek, komşusunun eksiğini gidermek, yani kendi toksa aç olan komşusuna da bir şeyler verebilmek tabiri caizse ’rab bana hep bana’ dememek. Ancak son günlerde sık kullanılan bir cümle var kişiler biraz sıkıştı mı, biraz zorda kaldı mı ‘valla benim hayatım’ diyiveriyorlar. Elbette ki ben duygusu önemlidir, ancak bunun bencillik düzeyinde kullanılması, kişinin hem kendine hem çevresine zarar vermesine neden olmaktadır.

Bencilliğin arka planın da kişinin iç dünyasında güçsüz olması yani zayıflığı yatar. Bencil kişilerin kendi odaklı yaşamaları aslında dış dünyadan gelebilecek tehlikelere karşı kendilerini korumak istemelerindendir. Böylece kendilerini yaşamın odağına almış olurlar. Başkalarını anlamaya çalışmazlar, sorumluluk taşımazlar kısacası kendilerinden başka kimse önemli değildir onlar için. Kendilerine fayda sağlayacak bir şey varsa, başkalarının arzuları, istekleri yada onların ne duruma düşecekleri önemli değildir, varsa yoksa tek kendileri ve bencilce istekleri vardır ortada.

İnsanların bencil olduklarını nasıl mı anlarız ?

Eğer yaptığı yada istediği şey sadece kendi yararına ise, işte o zaman kişi bencilce bir istekte bulunuyordur. Yani aslında kişinin niyetidir önemli olan. Anlık zevkler peşinde koşan, uzun vadede huzurlu olmak yerine o anı yaşayan ve kimselerin, onun umurunda olmadığı, kişilerdir onlar. Aynı zamanda oldukçada mutsuzdurlar. Bir insan kendini merkeze alarak yaşamaya başladığında, aslında tam tersi olarak ta mutluluğu kendinden uzaklaştırmaktadır. Onlar yaptıkları şeylerin sonucun da bir müddet sonra yalnız kalmaya mahkumdurlar. Eğer ellerinde güç ve para varsa insanları etrafında toplamaya devam ederler, taki bunlar tükenene yada artık o çıkarları dağıtmayana kadar ve sonrada bir yalnızlık başlar. Onun içindir ki genelde onları, söylenirken bir şeylerden şikayet ederken görürüz. Zamanında yanın da olan kişiler onun bencilliğinden dolayı artık ondan uzaklaşmışlardır ve onlar bunu bir türlü anlayamazlar.

Bencil insanı sakın sevgiden yoksun sanmayın! O sevmek için mükemmeli seçmiştir, yani kendisini…

Bencil insan aşık olduğu kişide kendi çıkarlarını seven kişidir. O sadece kendisi için sever, zora geldi mi de kaçar. Çünkü o üstüne sorumluluk alamaz, o zaman yük yüklenmiş olur, onlar zahmete, riske girmeyi sevmezler. Emek vermeden yorulmadan, yani sebepleri için uğraşmadan direk sonuca ulaşmaya odaklanırlar ve bunu yaparken de, birilerini harcamaya aldırmazlar. Bugün seni çok seviyorum derler, yarın çıkarlarına biraz ters geldiğinde, sen yoluna ben yoluma demekten bir an bile çekinmezler ve bunu yaparken de daima onları haklı çıkaracak sebepleri sıralarlar, sizin duygularınız, hisleriniz onlar çok da önemli değildir o andan sonra.

Onlara yardımcı dahi olsanız bir an çıkarları doğrultusunda davranmadığınızda, sizi harcamaktan çekinmezler. Kapalı kapılar ardında bir sürü planları vardır ve işlerine gelmediği zaman bunları rahatça kullanabilirler. Bu duygu, kişiye vermekten çok almayı öğretir. Dolayısıyla istedikleri kadar alamayınca hırçınlaşırlar, sıralamada her zaman en önce onlar gelmelidirler. Ne olursa olsun insanlar onları anlayış ile karşılamalıdırlar. Diğer insanların duygularını anlayamazlar, çünkü empati kurma becerileri gelişmemiştir.

Hayatı keyiflerine göre yaşarlar, tahammül düzeyleri çok düşüktür, kötü ve zor durumlara tahammül edemedikleri için tembel olmaya başlarlar, dolayısı ile mücadele gücünden yoksun üretmek yerine tüketen kişiler haline dönüşürler. Çıkarlarına göre yön değiştirdikleri için, bir hedefleri de yoktur.

Eğer bencil insanlar ordusuna katılmayı gerçekten istemiyorsak, o halde ben, benim hayatım demeden önce etrafımızdaki insanları, bir kez daha düşünüp, ondan sonra eyleme geçmeye ne dersiniz?

11 Şubat 2011 Yorum yapın

Mübarek gitti, “mübarek” olsun…

Image Banner

24 Ocak 2011 Yorum yapın

Ludwig van Beethoven,

13 Ocak 2011 Yorum yapın

http://www.musopen.com/membed.php?id=161&keepThis=true&

Symphony No. 5 in C Minor, Op. 67

Ludwig van Beethoven (16 Aralık 1770 – 26 Mart 1827) Alman besteci ve piyano virtüözü idi. O, Batı klasik müzik Klasik ve Romantik dönemler arasındaki geçiş döneminde önemli bir rakam olduğunu ve tüm zamanların en ünlü ve en etkili bestecilerinden biri olmaya devam ediyor.

Beethoven 1770 yılında Almanya’nın Bonn kentinde doğdu. Kendini üç tek kurtulan Johann Beethoven doğan yedi çocuktan sadece ikinci doğumlu Ludwig ve iki erkek kardeşi bebeklik atlattı. Onun doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, ailesinin 16 Aralık’ta doğum gününü kutladı.

Adet yorum: C Minor, Op Ludwig van Beethoven Senfoni No 5. 67 1804-08 yazılmıştır. senfoni Avrupa klasik müzik tümünde en iyi bilinen popüler besteleri biri olan ve en sık oynanan senfoni biridir. Bir açılış sonat allegro, bir andante ve finale doğru yöneltir hızlı canlı çalınan bölüm: Dört hareketleri kapsar. Ilk 1808 yılında Viyana’daki Theater an der Wien gerçekleştirilen, çalışma kısa bir süre sonra onun müthiş itibar elde etti. zaman, E.T.A. At Hoffmann “çağın en önemli eserlerinden biri ” olarak senfoni nitelendirdi.

EVDE YARA BAKIMI

07 Aralık 2010 Yorum yapın

HANDEL

02 Aralık 2010 Yorum yapın

evdeyarabakimi.com

02 Aralık 2010 Yorum yapın

GÜNDEMDEKİLER – Blogcu

27 Kasım 2010 Yorum yapın
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.